Bizim macırlarda bir kız bir erkekle kaçmışsa, aile meclisi toplanıp ölüm fermanı vermez. Önce “Nabalım beya, sevmiş gızancıklar birbirlerini!” denir, sonra kızın babası “Süüleyin o susaa gelsin öpsün elimi!” der…    Susak da gelir öper zaten, olay kapanır ve tatlıya bağlanır. Macırlar alçak gönüllüdür, insancıldır, kavga sevmez. Sıcakkanlıdır, cana yakındır ve kibar insanlardır… Macırlarda kadın – erkek cinayetleri neredeyse yoktur. Çocuk gelinler yoktur. Yobazlık, muhafazakarlık yoktur. Ser verip, sır vermezler. Eğlenmeye, muhabbete düşkündür. Benim de unutamadığım düğünler bambaşka bir kültürdür, çoluk çombalak, hasta ve yaşlı demeden tüm sülale katılır. Hani; “Gökte düğün var deseler, merdiven dayar çıkarız” sözü sanki macırlar için söylenmiştir. Oynama, iç kıpırtısı ve coşku genlerinde vardır. Romanlarla bin yıldır birlikte yaşarlar, düğünlerde onlar çalar söyler; “Eeep beraber oynarız ba!”… Türkçe’de 29 harf vardır. Macırlar 28’ini kullanır. “H” harfi olmasa da olur. Arkadaşları; Asan’dır, Üseyin’dir.” Kızdıkları; “Ayvan oğlu ayvan”dır. Bazen sıkılıp, konuşup, içerken; “Olmuyo büüle ba!” derler. Hep duyarız; “Astayım ba!” “Eeepten aykırıyız ba!” “Üüledir ba!” “Öttüreyim kulacığına!” “Atasın bi binlik ba!” “Aydarım bubanın şarap çanağına!” “Aydaycam ben bu ayata beya!” Macır aga sorar; “Nabesin ba?” Yanıt ep aynı; “Aynı ba! Sen naben ba?” “Eeep aynı ba!” Kısacası, bir ayrıcalıktır macır olmak… Ahmet BALKAN