77qq.jpg

Aşağıdaki soru   2 Haziran 2019’da yapılan  6. Sınıf Bursluluk Sınavı’nda soruldu. Burada avukat kelimesinin küçük yazılması yanlış kabul edildi. Oysa nisan ayında TDK’ye sorulan bir soruya cevap olarak “doktor Ali”  şeklinde yazılmalı diye cevap geldi TDK’den.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde büyük harflerin yazımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?
A) Sivas’ın önemli değerlerinden biri de Kangal köpeğidir.
B) 21 Ağustos’ta sabaha karşı dünyaya gelmişti.
C) Dünya kültür mirasına Anadolu da büyük katkı sağlamıştır.
D) Sizi yarın avukat Aykut Bey ile görüştürebilirim.

Soruların cevapları  açıklandı bu sorunun da cevabı “D” olarak verildi.

Biz gelelim bu tür bir soruya TDK’nin CİMER aracılığıyla verdiği cevaba.

Sayın BARIŞ ALTUN,
T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER)’ ne
26.04.2019 tarihinde yapmış olduğunuz 1901009575
sayılı başvurunuz 14.05.2019 tarihinde ATATÜRK
KÜLTÜR, DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU BAŞKANLIĞI
tarafından cevaplanmıştır:
Sayın Barış ALTUN;
Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) tarafından alınarak Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanlığına gönderilmiş olan başvurunuz Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde Türk Dil Kurumu tarafından incelenmiş olup aşağıdaki şekilde cevaplandırılmıştır: “Türk Dil Kurumu tarafından 2012 yılında yayımlanan Yazım Kılavuzu’nda ‘Kişi adlarından önce ve sonra gelen unvanlar, saygı sözleri, rütbe adları ve lakaplar büyük harfle başlar.’ kuralı bulunmaktadır. Dolayısıyla başvurunuzda sorduğunuz “Bugün doktor Ali bizi ziyarete geldi.” cümlesindeki meslek adı olan ‘doktor’ küçük yazılmalıdır.”
İyi dileklerimizle.
Başvurunuz ile ilgili tüm işlemleri CİMER’in internet
adresinden takip edebilirsiniz. 

Buradan da anlaşılacağı gibi TDK doktor kelimesini bir unvan değil meslek adı olarak kabul ediyor ve o yüzden küçük yazılır diyor.  Gelen cevapta TDK’nin 2012’de yayımladığı Yazım Kılavuzu’nda ‘Kişi adlarından önce ve sonra gelen unvanlar, saygı sözleri, rütbe adları ve lakaplar büyük harfle başlar.’ diyor ama “Bugün doktor Ali bizi ziyarete geldi.” cümlesindeki meslek adı olan ‘doktor’ küçük yazılmalıdır.” şeklinde bitiriyor. Oysa TDK sitesinde ” Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler ” başlığında “Mimar Sinan” örneğini veriyor ve özel isimden önce gelen mimar ifadesini unvan kabul ederek “Mimar Sinan” şeklinde örnek veriyor.

Oysa 2016 yılında TDK’ye sorulan unvanlar ile ilgili bir soruya   TDK yetkilileri   cevap olarak ” Kemal Öğretmen”  şeklindeki yazımın doğru olduğunu belirttiler.


T.C.

ATATÜRK KÜLTÜR. DtL VE TARİII YÜKSEK KURUMU
Türk Dil Kurumu Başkanlığı

Sayı : 63434571-730.10-E.224                                                                                   22.01.2016

Konu : Büyük harfler hk.

Sayın Banu DENİZ
Banu3@hodnail.ccHn

İlgi : 26.10.2015 tarihli ve 48679209522- sayılı yazınız.

Kurumumuzca 2000 yılında yayımlanmış olan İmla Kılavuzu’nun “Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler” bölümünde yer alan “Kişi adlarından önce ve sonra gelen saygı sözleri, unvanlar ve meslek adları büyük harfle başlar.” kuralı bulunmaktaydı. Bu kural 2012 yılında yayımlanmış olan Yazım Kılavuzu’nda “Kişi adlarından önce ve sonra gelen unvanlar, saygı sözleri, rütbe adları ve lakaplar büyük harfle başlar: Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, Kaymakam Erol Rey. Dr. Alâaddin Yavaşça: Savın Prof. Dr. Haşan Eren: Mustafa Efendi. Zeynep Hanım. Ray Ali Çiçekçi; Mareşal Fevzi Çakmak. Yüzbaşı Cengiz Topel; Mimar Sinan. Fatih Sultan Mehmet. Genç Osman. Deli Petro vb.” şeklinde değiştirilmiştir. Ancak insan isimleriyle birlikte kullanılan meslek isimlerinin büyük harfle başlatılması imla geleneğimizde devam etmektedir. Dolayısıyla yazınızda sormuş olduğunuz “Kemal Öğretmen” şeklindeki yazılış doğrudur. Ayrıca Kılavuzun Kesme İşareti bölümünde yer alan “2. Kişi adlarından sonra gelen saygı ve unvan sözlerine getirilen ekleri ayırmak için konur: Nihat Rey’e. Ayşe Hanım’dan, Mahmut Efendi’ye. Enver Paşa’ya: Tiirk Di! Kurumu Raşkam’na vb.” kuralı gereği söz konusu ibarey e getirilen ekler kesme işaretiyle ayrılmalıdır. Bu konuda Yazım Kılavtızıı’nun bir sonraki baskısında ayrıntılı açıklamalara yer verilecektir.

Bilgilerinizi rica ederim.

e-İmzalıdır

Prof. Dr. Mustafa S. KAÇALÎN
Başkan

————————————————————————————————————————————

 Bizler de 2012 yılından bu yana bu  şekilde  yazıyoruz.  Bu gelen cevapta: “Ancak insan isimleriyle birlikte kullanılan meslek isimlerinin büyük harfle başlatılması imla geleneğimizde devam etmektedir.”  cevabı en vurgulu ifadeyken son gelen cevapta yer alan : “Bugün doktor Ali bizi ziyarete geldi.” cümlesindeki meslek adı olan ‘doktor’ küçük yazılmalıdır.”  ifadeleri çelişiyor. 

 Tüm bilgileri harmanlayınca ben şunu anlıyorum: Mimarlık unvan adı doktorluk ise meslek adı. Buradan bana göre bu  anlam çıkıyor ama ben ikna olmuyorum. Kafama yatmıyor.Doktorluk meslek ise bana göre mimarlık da avukatlık da  meslek adıdır.

Sonuç olarak 2 Haziran 2019’da sorulan “Sizi yarın avukat Aykut Bey ile görüştürebilirim.” cümlesindeki “avukat”  yazımı yanlış sayıldı. Ben bunu yadırgamadım ama  olaya CİMER’den art arda gelen cevaplara göre  olaya bakarsak  işler içinden çıkılmaz bir hâl alıyor. O yüzden “ÜZME BİZİ TDK” diyorum.

Bütün işi karıştıran CİMER’den gelen cevaplar. Mesela CİMER’den gelen bir cevapta  “Bugün Ayşe öğretmeni gördük.”   şeklindeki yazım doğrudur diyor.  CİMER’den gelen   gelen son bilgileri  öğrencilerine aktaran bir öğretmenin öğrencisi  “Sizi yarın avukat Aykut Bey ile görüştürebilirim.”  cümlesindeki  avukat kelimesinin yazımının yanlış olduğunu söyleyebilir mi?  CİMER’den gelen  son cevaplara göre :  “Bugün Ayşe öğretmeni gördük.”   cevabını gören öğretmen ne yapar? Bu tarz bir soruya nasıl cevap verir? “Bugün doktor Ali bizi ziyarete geldi.” cümlesindeki meslek adı olan ‘doktor’ küçük yazılmalıdır.”   şeklinde bir cevap da dolaşıyor sitelerde. Şimdi biz hangisini öğretelim çocuklara? Kendimiz nasıl yazalım? Bu yüzenden ÜZME BİZİ TDK diyoruz.

Çoğu arkadaşımız  “Sayım Hakan Hoca’m”  şeklinde yazarak özel isimden sonra gelen “Hoca” kelimesini büyük harfle başlatarak sona gelen çekim ekini kesme işaretiyle ayırmıyor mu? 

Benim incelediğim ve yazım kurallarına özen gösteren editörler de unvan meslek ayrımı yapmadan  öğretmen, doktor avukat gibi kelimeleri özel isimle birlikte büyük harfle yazıyorlar.

Editörlüğünü Polat Onat’ın yaptığı ve yakında basılan bir kitaptan örnek vereyim:

ee

(Kral Amatokos’un Altın Maskesi Haluk Ecevit Mayıs 2019 Editör: Polat Onat)


Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) tarafından alınarak Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanlığına gönderilmiş olan başvurunuz Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde Türk Dil Kurumu tarafından incelenmiş olup aşağıdaki şekilde cevaplandırılmıştır:

“2012 baskılı Yazım Kılavuzu’nda büyük harflerin yazılışı ile ilgili bölümde şu kural yer almaktadır: “Kişi adlarından önce ve sonra gelen unvanlar, saygı sözleri, rütbe adları ve lakaplar büyük harfle başlar.” Bu kurala 2005 baskılı Yazım Kılavuzu’nda “meslek adları” ifadesi dâhil iken bu kılavuza dâhil edilmemiştir. Bu sebeple “Edebiyat öğretmenim Ayşe Hanım’ı gördüm ve öğretmen bana selam verdi.” veya “Bugün öğretmen Ayşe’yi gördük.” veya “Bugün Ayşe öğretmeni gördük.” yazılışları bu kurala uygundur. Yukarıda yer alan cümle, “Edebiyat öğretmenim Ayşe Hanım’ı gördüm ve hocam bana selam verdi.” şeklinde de yazılabilir.”

İyi dileklerimizle.


TDK’den:

Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler

Kişi adlarından önce ve sonra gelen unvanlar, saygı sözleri, rütbe adları ve lakaplar büyük harfle başlar:Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, Kaymakam Erol Bey, Dr. Alâaddin Yavaşça; Sayın Prof. Dr. Hasan Eren; Mustafa Efendi, Zeynep Hanım, Bay Ali Çiçekçi; Mareşal Fevzi Çakmak, Yüzbaşı Cengiz Topel; Mimar Sinan, Fatih Sultan Mehmet, Genç Osman, Deli Petro vb.

28 Haziran 2018 yılında TDK’de başkan değişikliği oldu. Bu kurum arzu ettiğimiz verimliliğe kavuşur diye beklemeye başladık. Gelin görün ki yeni başkan imzalı bir cevap bizleri sukutuhayale uğrattı.

1

 —————————————————————————————————————————–

îlgi : 24.06.2019 tarihli ve SNO-00003780 sayılı yazınız.

2012 baskılı Yazım Kılavuzu’na göre, “Renk adlarıyla kurulan bitki, hayvan veya hastalık adlan bitişik yazılır.” Bu kurala uygun olarak Türkçe Sözlük ve Yazım Kılavuzıı’nda “yeşilzeytin” bitişik yazılmıştır. Türkçe Sözlük ve Yazım Kılavuzıı’nda bulunmayan “siyahzeytin” de bitişik yazılmalıdır. Türkçe Sözlük yazılımındaki bir hatadan dolayı “siyahzeytin” sözlükte ayn yazılıyonnuş gibi görünmektedir. En kısa sürede bu hata düzeltilecektir.

Belirtmiş olduğunuz üzere Yazım Kılavuzıı’nda “Üç Nokta” konusunda Sen misin, Ali usta?” örneğinde “usta” sözünün ilk harfi küçük yazılmıştır. Benzer bir yazılış, Türkçe Sözliik’lsbd “usta” madde başının 3. tanımının örneğinde de görülmektedir:” ‘Ûzeyir usta yoldan geçmeyeceğimizi söyledi. ’ – Refik Ilalit Karay.” Özel bir addan sonra gelen “usta” unvanının büyük yazılıp yazılmayacağı yeni baskısı yapılacak Yazım Kılavıızıı’nun çalışmalarında ele alınacaktır.

Bilgilerinizi rica ederim.

Prof. Dr. Gürer GÜLSEVİN Başkan


 

 TDK’de  2012 yılında yapılan düzenlemeden  bu yana unvanlar ile ilgili  resmi bir değişiklik duyurusu yapılmadı ve şu anda bile TDK sitesinde Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler bölümünde: “Kişi adlarından önce ve sonra gelen unvanlar, saygı sözleri, rütbe adları ve lakaplar büyük harfle başlar.” ifadesi durmaktadır.  

Özel bir addan sonra gelen “usta” unvanının büyük yazılıp yazılmayacağı yeni baskısı yapılacak Yazım Kılavıızıı’nun çalışmalarında ele alınacaktır.

Bilgilerinizi rica ederim.

Prof. Dr. Gürer GÜLSEVİN Başkan

Böyle saçma bir cevap nasıl yazarsın ey TDK? O kurumdaki insanlar ne iş yapar? Siteye yanlış yazılan bir ifadeyi değiştirmek bu kadar zor mu?

Aslında derdimiz aynı. Ben sadece bu tutarsızlığa dile getirmeye çalışıyorum.

Aşağıdaki ekran görüntülerini 15 Temmuz 2019 tarihinde TDK sitesinden aldım. Sözlükte siyah zeytin ve siyahzeytin şeklinde arama yaptım. Her ikisi de sitede çıkmadı.

5siyah

zeytin

UNVANLAR

unvan adlarını yazılışı

66465746_10157469424682276_6703347327941214208_n

Diğer bir tutarsızlık ÖSYM ile ilgili. Onlar neden TDK’ye uyumuyorlar? Kuru yemiş TDK’de ayrı yazılıyor. Burada ise gördüğünüz gibi bitişik yazılmış. Biz kime ayak uyduracağız arkadaşlar?

 

 

ales

TDK SİTESİNDEN:

Ekran Alıntısı

 

 

Türk Dil Kurumu  Hakkında

Türkçenin geliştirilmesi ve korunması için çaba sarf eden Türk Dil Kurumu, övgüler, eleştiriler ve tartışmalar arasında çalışan bir bilim kuruluşudur.
Türk Dil Kurumu (TDK), Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’na bağlı bir kuruluştur. Tüzel kişiliği olan kamu kurumudur. Türk dilinin zenginliğini ortaya çıkarmak amacıyla kurulmuştur. Ayrıca, “Türkçeyi diğer diller arasında değerine yaraşır bir biçimde yükseltmek” amacını güder. Türk dili ile ilgili çalışmalar yapan ve bu çalışmaların sonuçlarını yayınlayan kuruluştur. Merkezi Ankara’da bulunan TDK, Türkçeyi zenginleştirmenin yanında yabancı kelimelerin Türkçe karşılıklarını da bularak dil yozlaşmasının önüne geçmek için çaba sarf ediyor. Yabancı kelimelerle dolu tabelalar, medyadaki yabancılaşmış dil, teknolojik yozlaşma ile mücadele eden TDK, övgüler ve eleştiriler arasında, 1932 yılından beri görevini yürütmeye çalışıyor.

Tarihçesi

TDK, 12 Temmuz 1932 tarihinde Atatürk’ün emriyle kurulan dil bilim kurumudur. İlk kurulduğunda “Türk Dili Tetkik Cemiyeti” adı verilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk, 1932 yılından itibaren ölümüne kadar kurumda “kurucu ve koruyucu genel başkan” sıfatıyla yer aldı. Diğer kurucuları, hepsi milletvekili olan dönemin ünlü edebiyatçıları Samih Rıfat Horozcu, Ruşen Eşref Ünaydın, Celâl Sahir Erozan ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu’dur. Kurumun ilk başkanı Samih Rıfat Horozcu’dur. İsmet İnönü de, Atatürk’ün ölümünden sonra 25 Aralık 1973 yılına kadar “koruyucu başkan” sıfatıyla yer almıştır.

TDK’yle ilgili bazı önemli tarihleri şöyle sıralayabiliriz;

  • 26 Eylül – 5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı’nda Birinci Türk Dil Kurultayı yapıldı. Kurultayda, “lügat-ıstılah, gramer-sentaks, derleme, lenguistik-filoloji, etimoloji ve yayın” kollarında çalışma yapılması kararlaştırıldı. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrıldı, bazıları tekrar birleştirildi; ancak ana çatı değiştirilmedi.
  • İlk dil kurultayının açılış günü olan 26 Eylül, her yıl “Dil Bayramı” olarak kutlanıyor.
  • 1934 yılında yapılan kurultayda Cemiyet’in adı “Türk Dili Araştırma Kurumu” olarak değiştirildi.
  • 1936 yılındaki kurultayda kurumun adı “Türk Dil Kurumu” oldu.
  • Atatürk’ün sağlığında Tarama ve Derleme Sözlüğü ile ilgili çalışmalar başladı.
  • 1940’lı yıllarda Divânu Lügati’t-Türk ve Kutadgu Bilig adlı eserler yayınlandı.
  • Atatürk’ün ölümünden sonra Türk aydınları arasında “Öz Türkçe” akımı tartışıldı. TDK, 1983 yılına kadar bu akımın öncülüğünü sürdürdü.
  • TDK, 1940 yılında “kamu yararına çalışan dernekler” statüsüne alındı.
  • 1951 yılında Demokrat Parti hükümeti tarafından kurumun ödeneği kesildi.
  • 1982 Anayasası’nın ardından 1983 yılında TDK ve Türk Tarih Kurumu, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu çatısı altında devletleştirildi ve dernek tüzel kişiliklerine son verildi.

Atatürk, 1 Kasım 1936’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 5. dönem 2. yasama yılının açılış konuşmasında Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu hakkında şunları söyledi; “Türk Tarih Kurumu ile Türk Dil Kurumu’nun her gün yeni gerçek ufuklar açan, ciddî ve aralıksız çalışmalarını övgü ile anmak isterim. Bu iki ulusal kurumun, tarihimizin ve dilimizin, karanlıklar içinde unutulmuş derinliklerini, dünya kültüründe başlangıcı temsil ettiklerini, kabul edilebilir bilimsel belgelerle ortaya koydukça, yalnız Türk ulusunun değil, bütün bilim dünyasının ilgisini ve uyanmasını sağlayan, kutsal bir görev yapmakta olduklarını güvenle söyleyebilirim.”

TDK, 1955-1983 yılları arasında çeşitli dallarda ödül verdi. Ödüller, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesine alındıktan sonra 1983 yılında kaldırıldı. TDK ödülü alan ünlü isimlerden bazıları şunlardır; Emre Kongar (1977 bilim ödülü), Behçet Necatigil (1964 sanat ödülü), Kemal Tahir (1968 roman ödülü), Orhan Kemal (1969 öykü ödülü), Aziz Nesin (1970 oyun ödülü), Çetin Altan (1978 deneme-eleştiri ödülü).

Amacı ve Projeleri

Türk Dili Tetkik Cemiyeti ilk kurulduğunda amacı, “Türk dilinin öz güzelliğini ve varsıllılığını ortaya çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek” olarak belirlenmiştir. TDK’nın günümüze yönelik amaçlarını şöyle başlıklarla sıralayabiliriz;

  • Türkçeyi bilim, kültür, edebiyat ve öğretim dili olarak geliştirmek ve yaygınlaştırmak.
  • Türkçenin her alanda doğru, güzel ve etkili kullanılmasına katkıda bulunmak.
  • Türk dilinin zenginliklerinin korunup işlenerek gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamak.
  • Akademik altyapıyı ve kurumsal donanımı güçlendirerek kurumun Türk dili alanındaki bilimsel yetkinliğini ortaya koymak.

TDK bünyesinde, bu amaçlar çerçevesinde ilmî çalışmalar yürüten kollar bulunuyor: Türk Yazı Dilleri ve Ağızları Kolu, Türkçenin Eğitimi ve Öğretimi Kolu, Yazıt Bilimi Kolu, Sözlük Kolu, Yayın ve Tanıtma Kolu, Dil Bilimi ve Dil Bilgisi Kolu.

TDK’nın devam eden projeleri de şunlardır; Türk Dili ile ilgili yabancı dillerdeki temel eserlerin tercüme edilmesi, Türkiye Türkçesi Köken Bilgisi (Etimolojik) Sözlüğü’nün hazırlanması, Türk işaret dili sisteminin oluşturulması, İşaret Dili Sözlüğü’nün hazırlanması, uzaktan öğretim yöntemiyle yabancılara Türkçe öğretimi yazılımı, farklı kültürlerin temel düşünce ve ilim eserlerinin Türkçeye çevirisi, Türk dili Belgeseli ve filmi yapımı…

TDK’nin Yabancı Kelimelere Önerdiği Türkçe Karşılıklar

TDK, Türkçenin yozlaşmasının önüne geçmek için Türk halkının diline yerleşmiş bazı yabancı kelimelere Türkçe karşılıklar buluyor. TDK bünyesindeki Yabancı Kelimelere Karşılıklar Çalışma Grubu tarafından vatandaşlardan gelen öneriler de dikkate alınarak bazı yabancı kelimeler Türkçeleştiriliyor. Türkçe karşılıklı kelimeler belirlenirken, kelimelerin kısaltılabilirliği, kısaltıldığına başka bir sözcüğün anlamıyla karışıp karışmadığı, telaffuzu ve toplumdaki yansıması dikkate alınıyor. TDK, kendi bünyesindeki birimleri dışında vatandaşlardan da “Türkçe karşılıklar” için öneriler alıyor.

TDK’nın belirlediği Türkçe karşılıkların birçoğu tercih edilmeyebiliyor. Yani dile yerleşen yabancı kelimelerden kolay kolay vazgeçilmiyor. Bunun sebebi kültürel yozlaşmayla da bağlantılı. Yani kültürler yabancılaştıkça dil de yabancılaşıyor. Bu sebeple TDK’nin Türkçeyi zenginleştirme ve koruma mücadelesi halkın desteği ile doğru orantılı olarak değişiyor.

TDK, son olarak Eylül 2017 tarihinde yaptığı bir bilgilendirme ile bazı yabancı kelimelere Türkçe karşılıklar belirlediğini açıkladı. Bu kelimeler ve Türkçe karşılıkları şunlar; petrol (yer yağı), doğalgaz (yer gazı), SMS (kısa bilgi, kısa haber), hyperloop (hız kovanı), smoothie (karsanbaç), julyen (şerit doğrama), store (sarma perde).

TDK’nin bazı yabancı kelimeler için belirlediği; ancak pek kullanılmayan Türkçe karşılıkları da şöyle sırlayabiliriz; amblem (belirtke), aspiratör (emmeç), banliyö (yörekent), bypass (köprüleme), billboard (duyurumluk), çip (yonga), dart (oklama), duayen (aksakal), ekspres (özel ulak), eküri (ahırdaş), gurme (tatbilir), happy hour (indirim saatleri), kapora (güvenmelik), klip (görümsetme), light (yeğni), lot (tutam), metroseksüel (bakımlı erkek), migren (yarım baş ağrısı), navigasyon (yolbul), ordövr (yemekaltı), panik (ürkü), prime time (altın saatler), raket (vuraç), reenkarnasyon (ruh göçü), self-servis (seçal), sürpriz (şaşırtı), terör (yıldırı), tirbuşon (burgu), tribün (sekilik), türbülans (burgaç), ultrason (yansılanım), voleybol (uçan top), zapping (geçgeç).

Süreli Yayınlar

TDK bünyesinde bazı süreli yayınlar bulunuyor. İlk sayısı Ekim 1951 tarihinde yayınlanan “Türk Dili” adlı dil ve edebiyat dergisi, aylık bir dergidir. Altı ayda bir yayımlanan “Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi”, uluslararası hakemli bir dergidir. Kazak, Kırgız, Tatar ve diğer Türk topluluklarının dil ve edebiyatla ilgili araştırmalarını yayımlar. “Türk Dili Araştırmaları Yıllığı – Belleten” de yılda bir kez yayımlanan ve bilimsel araştırmaları içeren bir yıllıktır. TDK, aynı zamanda yılda 30 ila 40 bilimsel eseri de yayın dünyasına kazandırmaktadır.

Sözlükler

TDK bünyesinde, internet sitesinde çevrimiçi olarak da faydalanılabilen 14 farklı sözlük bulunuyor: Güncel Türkçe Sözlük, Sesli Türkçe Sözlük, Büyük Türkçe Sözlük, Kişi Adları Sözlüğü Türk Lehçeleri Sözlüğü, Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü, Bilim ve Sanat Terimleri Sözlüğü, Derleme Sözlüğü (Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü), Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü, Tarama Sözlüğü, Türk İşaret Dili Sözlüğü, Uluslararası Metroloji Sözlüğü, İlaç ve Eczacılık Terimleri Sözlüğü, Hemşirelik Sözlüğü Yazım Kılavuzu, LexiQamus: Osmanlıca Kelime Çözücü.

TDK Temelli Tartışmalar

TDK, siyasi ve güncel konularda yapılan çeşitli tartışmaların odağında yer aldı. TDK’nın bazı önerileri tartışmalara yol açarken, bazen de asılsız iddialarla eleştiri oklarını üzerine çekti. Bunlardan bazıları şunlardır;

  • Suriye’deki iç savaş sebebiyle yapılan haberlerde, Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın adı bazı basın kuruluşları tarafından “Beşar Esed” olarak kullanıldı. TDK, bunun üzerine “Beşşar Esed” adını önerdi.
  • 2012-2013 yıllarında Mısır’daki protestoların ardından Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin görevden alınması üzerine TDK, “darbe” kelimesinin tanımını değiştirmekle eleştirildi. TDK, bir açıklama yaparak bu iddiayı yalanladı.
  • 2013 yılındaki Gezi olaylarını eleştiren dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, eylemcilere “çapulcu” dedi. Bunun üzerine TDK’nın, “çapulcu” kelimesinin “Başkasının malını alan, yağma, talan eden kimse, talancı, yağmacı, plaçkacı” şeklindeki anlamını, “Düzene aykırı davranışlarda bulunan, düzeni bozan, plaçkacı” olarak değiştirdiği iddia edildi. TDK, bu iddiayı yalanladı ve değişiklik yapılmadığını açıkladı.
  • Mart 2015 tarihinde “müsait” kelimesinin anlamının “flört etmeye hazır olan, kolayca flört edilen (kadın) olarak verilmesi uzun süren tartışmalara yol açtı. TDK, bunun üzerine, “Sözlükçünün görevi bir kelimeye kendi başına, masa başında yeni bir anlam katmak değil, yazı dilinde ve günlük dilde kullanılışlarına bakıp var olanı tespit ederek sözlüğe yansıtmaktır.” şeklinde bir açıklama yaptı.

Bunları Biliyor musunuz?

  • Atatürk’ün dil ile ilgili bir sözü şöyledir; “Ülkesini, yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.”
  • Atatürk, vasiyetinde, malvarlığının bir kısmını TDK’ya ve Türk Tarih Kurumu’na bağışladı.
  • Günümüzde kullanılan matematiksel terimlerin hemen hemen tamamı Cumhuriyet kurulduktan sonra TDK tarafından Türkçeye kazandırılmıştır.
  • 2017 yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde “Türk Dili Yılı” olarak ilan edildi. Bu amaçla, Türkçenin son yüzyılda yaşadığı kimi sorunlara ve bunların çözüm yollarına daha fazla dikkat çekmek ve duyarlılık oluşturmak için 2017 yılı boyunca bir dizi bilim, kültür ve sanat etkinlikleri düzenlendi.
  • TDK’nın hazırladığı ve 2011 yılında 11. baskısı yayımlanan Türkçe Sözlükte 122 bin civarında kelime bulunuyor.
  • TDK bünyesinde yaklaşık 800 yayın, 40 Bilim Kurulu üyesi ve 17 dil uzmanı bulunuyor. Bilim Kurulu üyelerinin 20’si Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK); 20’si de Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu tarafından seçiliyor. Üyelerin birçoğu Türk üniversitelerinde çalışan Türkologlardır. Aynı zamanda bir araştırma kütüphanesi ve gezici kütüphaneleri bulunmaktadır.
  • TDK’nın bünyesinde yaklaşık 80 personel bulunmaktadır. 2017 yılı bütçesi 15 milyon 778 bin liradır.
  • Prof. Dr. Mustafa Sinan Kaçalın, 2012 yılından  2018 26 Haziran tarihine kadar başkanlık görevini yürüttü.
  • 28 Haziran 2018  tarihinde TDK Başkanlığına ise Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürer Gülsevin getirildi.
Reklamlar