tt
SÜLEYMANPAŞA KÖPRÜBAŞI’NDA SIRADAN BİR GÜN
Bir yerden başlamak lazım. Bu sabah arabamla iş yerime giderken arabanın radyosunu açtım. İstasyonları karıştırırken tanıdık bir ses denk geldi ve radyoyu sabitledim. Ses yüz yüze görüşme şansı bulamadığım , sosyal medya aracılığı ile tanıştığım radyo programcısı spiker Nisan Kumru’ya aitti. Programı yol boyunca keyifle dinledim. Programın adı “ Hadis ilmi” radyo ise “Diyanet Risalet Radyo”suydu. Yolda gelirken Nisan Bey’e “Bu sabah yol arkadaşım sendin.” Şeklinde bir ileti göndermek geçti aklımdan. İşte o an sanki bir şimşek çaktı beynimde “Ben niye bir şeyler yazmıyorum.” diye hayıflandım kendi kendime. “O gün bugün” dedim ve bir şeyler yazmaya karar verdim.
Dükkâna geldim kepenkleri açar açmaz karşımdaki balıkçılara baktım. Yazıma İlk önce balıkçılar ile alakalı gözlemlerimi aktarmakla başlamaya karar verdim . Balıkçıların yanına giderek hayırlı işler diledim. Üç tekerlekli seyyar arabalarında satışa hazırladıkları hamsi, istavrit ve sardalyalar vardı. Diğer bir tezgahta ise çıpura ve çinekop alıcılarını bekliyordu. Anladığım kadarıyla bu sabah balıkçıların pek keyifleri yoktu. Strafor sandıklardaki balıklar buz ile örtülüydüler ama hiç biri pek diri görünmüyordu. Hepsinin gözlerinin feri kaçmış gibiydi. Akşamdan kalma bir görüntüleri vardı sanki. Tezgah başında en az iki kişi duruyordu ve hava çok soğuktu bu sabah. Berelerini kulaklarına kadar uzatan balık satıcıları tedirgin tedirgin bekliyorlardı. Biraz sonra da sağanak bir yağmur başladı. Ben de hemen yanı başımızdaki pasaja geçtim. Burada da 14 Şubat Sevgililer Günü hazırlıkları yapan çiçekçi komşumuz pasajı çiçekler ile doldurmuş. Vazolar yıraya kadar su doldurulmuş canlı güller, karanfiller ve papatya yaprakları cipsolar ve kişiye özel yapay teraryumlar dizilmiş pasajın koridoruna. İçinde mini orkideler ile çok şirin görünen teraryumlar sahiplerini bekleme başlamışlar bile.
Yan taraftaki dönerci arkadaşımız sabahları nefis mercimek çorbası çıkarıyor. Çorbanın üzerine hafif tereyağı da koyuyor. Bu sabah yine bu enfes çorbadan içtim. Hemen yanımızdaki fırında ise sabah çok erken başlıyor. Sabaha yetişecek sıcak poğaçalar ve taze ekmekleri satışa hazırlamak için ustaların saat 4.00’te işe geldiklerini öğrendim. Karşımızdaki Marmara Pastanesinde de aynı telaş yaşanıyor her sabah bu bölgede.
Çınarlı ve Karadeniz Mahallesi minibüsleri servislerine devam ediyorlar. Onların gidiş geliş saatlerini kontrol eden görevli arkadaşa kaç arabanın hizmet verdiğini sordum. Şu anda Çınarlı ve Karadeniz Mahallerinde çalışan 28 arabanın olduğunu öğrendim. “Ortalama 8 dakikada bir araba durağa geliyor.” dedi görevli arkadaş. Köprübaşı Meydanı bu saatler bir hayli hareketlenmeye başladı. Zaten TEKİRA açıldığından bu yana Köprübaşı Tekirdağ’ın en hareketli yeri oldu.
TEKİRA önündeki simitçi arkadaşa selam verip hayırlı işler diledim. Biraz dertleştik. İlk zamanlar 300 civarında simit satıldığını ama bu aralar işlerin iyi gitmediğini, günlük simit satışlarının 100’e hatta 60’a kadar gerilediğini söyledi simitçi arkadaş. Anlaşılan o ki ekonomik sıkıntı her yerde kendini hissettirmeye başlamış. Allah sonumuz hayır etsin. Sizleri de Köprübaşı’na bekliyoruz. İyi dileklerimle yazımı sonlandırırken sizlerle de paylaşmak istedim dostlar. Sevgiyle kalın. Elmas Balım 13 Şubat 2019

 

Reklamlar