Tekirdağ İl Millî Eğitim Müdürlüğü ÖLÇME DEĞERLENDİRME MERKEZİ Sorumlusu Arkadaşlar!

Öğrencilerimize dağıttığınız   “ORTAK SINAV” kitapçıklarının kapaklarındaki uyarı yazısında:

“Soru kitapçığının sayfalarını kontrol ediniz, baskı hatası var ise değiştiriniz.” cümlesinde dolaylı tümleç ve nesne eksikliğinden kaynaklanan  anlatım bozukluğunu:  

“Soru kitapçığının sayfalarını kontrol ediniz, sayfalarda baskı hatası varsa soru kitapçığını değiştiriniz.” şeklinde düzeltseniz.

Herkes görevini iyi yapacak. Atamızın dediği gibi:” Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır.” Eğitimde  neme lazımcılık olmaz. Edebiyat ve Türkçe derslerinde anlatım bozukluğu konusu  işleniyor. Dolaylı tümleç eksikliğinden ya da nesne eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluklarına örnekler veriliyor. Eğer anlatım bozukluğu diye bir konu varsa ve okullarımızda bu konu işleniyorsa  ve ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME KOMİSYONU’nda edebiyat öğretmenlerimiz, Türkçe öğretmenlerimiz görev alıyorlarsa bu duruma müdahale etmeliler  bence.

“Ne gerek var?” “Ne demek istendiği anlaşılıyor ya!” denirse, bu kurallara eğitimciler, öğretmenler uymayacaksa  bu konuları neden müfredata koyuyorlar? Bu konular okullarda neden öğretiliyor?  Sınavlarda bu tarz sorular neden soruluyor ki?

Nesne Eksikliğinden Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu

NESNE EKSİKLİĞİ

Birden çok yargının bulunduğu cümlelerde, yüklemlerin birine nesne getirilmesi gerektiği halde getirilmemişse nesne eksikliğinden doğan anlatım bozukluğu meydana gelir.

Derslerine çalışmıyor, ihmal ediyordu.

Yukarıdaki sıralı cümlenin “Derslerine çalışmıyor” kısmında herhangi bir sorun yok. İkinci yargı olan “ihmal etmek” fiilinin nesne alması gerekiyor. “derslerine ihmal ediyordu.” şeklinde bir kullanım yanlış olacağından doğrusu “ Derslerine çalışmıyor, derslerini ihmal ediyordu.” olacak.

 

Ali’ye hem kızıyor hem de çok seviyordu. (Y)

Aliye hem kızıyor hem de Ali’yi çok seviyordu. (D)

 

Ona sevgiyle bakıyor, hiç üzmüyordu. (Y)

Ona sevgiyle bakıyor, onu hiç üzmüyordu. (D)

 

Sana kızmayacak, hoşgörüyle karşılayacaktı. (Y)

Sana kızmayacak, seni hoşgörüyle karşılayacaktı. (D)

Bu örnekleri vererek ders anlatıyoruz. Yazılılarda bunları bilmeyen öğrencilerimizden not kırıyoruz. Eğitimciler olarak bu yaptıklarımız etik mi arkadaşlar?


Dolaylı Tümleç Eksikliği: Her cümlede dolaylı tümleç kullanılmayabilir  ancak kimi cümlelerde dolaylı tümleç kullanılmaması cümledeki başka bir sözcüğün dolaylı tümleç gibi anlaşılmasına yol açarak anlatım bozukluğuna neden olur.

• Nazlı, kardeşini çok sever, sık sık armağanlar alırdı.

Nazlı, kardeşini çok sever, ona sık sık armağanlar alırdı.

• Alanya’yı çok sevmişti, dönmeyi düşünmüyordu.

Alanya’yı çok sevmişti, oradan dönmeyi düşünmüyordu.

Saygılarımla… Elmas Balım

Reklamlar