IMG-20160506-WA0010

 

Orhan Pamuk’un “Kırmızı Saçlı Kadın” romanını keyifle iki günde okudum. Sayfa 160’larda “Aman bu kitap hiç bitmese.” diye de içimden mırıldandım. Romandaki olaylar ve  olayların kurgusu enteresan.   Anlatım kötü değil ama mükemmel de sayılamaz. Orhan Pamuk bu romanında “Ben boş bir yazar değilim Nobel bana boşuna verilmedi,  hem Doğu hem de Batı edebiyatını  destanlarına kadar okuyup onlardan feyz almış bir yazarım.” dercesine çıkmış karşımıza. Romanında    Doğu’dan Firdevsi’nin Şehnâme’sine    – Rüstem ile  Sührab’ın hikayesine-   ve Batı’dan  Sophokles’in  Kral Oidipus’un hikâyesine atıfta bulunarak olayları bu hikâyelere tutunarak sıralamış. Nietzsche’nin: “Sonuçları düşünürsen özgür olamazsın; özgürlük tarihi ve ahlakı unutmaktır.” görüşüne vurgu yapılmış… Sonuç olarak    “Nobel’i kazanan bir yazarın kitapları çok merak edilir; 200 sayfanın altında ve herkesin kolaylıkla okuyacağı ticari bir kitap hazırlayıp satayım.” havası sezdim ben bu romanda… Yine de okumaya değer bir roman. Tavsiye ederim.

Bu romanda   eleştireceğim birkaç nokta var :

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki böylesine  önemli bir yazarın yapıtı yayınlanmadan önce elden geçirilmeli ve yazım ile noktalamaya dikkat edilmeli. Mesela, başında tarih olmayan ay adları küçük harfle yazılır, diyor TDK ama kitapta bu kurala uyulmamış. (sayfa 70: İstasyon Meydanı Temmuz gecesinde  hatıralar gibi tanıdıktı.)

Bir diğeri de kurum ve kuruluşların sonuna eklenen ekler kesme işareti ile ayrılmaz diyor TDK. Bu kurala çok yerde uyulmadığı gibi bu kitapta da uyulmamış.(sayfa 123   Metropolitan Müzesi’nde.. gibi)

Diğer bir ayrıntı: Olay tasvirlerinde abartıya kaçılmış: ( Cem , Mahmut Usta’yı kuyuda bırakıp olay mahallinden  uzaklaşırken: “Beni görünce kabuğuna çekilen kaplumbağayı özenle iki yanından tutup kenara, otların arasına bıraktım.” sayfa 84 , bu ne tezat böyle ustasını  kuyuda tek başına  bırakıp ölüme terk eden kahramanımız  o telaşlı ve korku dolu anları yaşarken patikada önüne çıkan kaplumbağanın üzerinden atlayıp yoluna devam edeceğine  yoluna çıkan kaplumbağaya çok merhametli davranıyor (özenle iki yanından tutup kenara, otların arasına bırakıyor)…. gibi.