16

Değerli Arkadaşım  Talip,

Kitabını okudum.Çok başarılı bir anlatımı var. Aforizma niteliğinde cümlelerle ifade etmişsin yaşadıklarını.Tebrikler .

Kitapta geçen olayların yaşandığını düşünerek yavruların adına üzüldüm.Büyükler bir şekilde bu tür olayların üstesinden gelir   de canımızdan bir parça olan yavrularımız için aynı şeyleri söylemek zor.Allah yardımcıları olsun.Eski günlerdeki gibi birlikte mutlu olmanıza duacıyım…

Kitap ile ilgili bazı yorumlarım olacak ama onları sonraya bıraktım.

Ben bugün anılarımızı paylaşmak istiyorum…

Lise yıllarında fotoğrafa olan merağından kitabında  da söz etmişsin. Bu merak Fakülte yıllarında sana bir müddet muhabirlik de yaptırdı sanırım. 1984 Mayıs’ında bir gece beni Etap Marmaraya davet etmiştin.Ben de senin fotoğraf makineni omzuma atarak içeri girmiştim.Girişte senin sayende bir sorun yaşamamıştık.Gecede defile gösterisi vardı.O günlerin en popüler mankenleri Engin Koç ve Hülya Yiğitalp de sahnedeydiler.O geceden sonra  Engin Koç ve Hülya Yiğitalp’in bende ayrı yerleri oldu.Tv’de ya da gazetelerde bir haberleri çıksa hemen o geceye gider: ” Bu mankenleri  sahnede canlı izledin ben.”derdim. O gece , “Basın” yazan bir masaya oturmuştuk seninle .Masamızda ikramlar vardı.Bu tür bir yere ilk defa giriyordum…Sahnede kıyafetleri sergileyen mankenler, ışık, duman ve müzik çok etkileyiciydi.Sanırım ki o gece İstanbul’un bir çok ünlü siması oradaydı. Sen masaları dolaşıp bir çok ailenin fotoğrafını çekmiştin.”Bunlar  “Hafta Sonu”gazetesinde  basılacak.” diyordun. O gece bana , bu fotoğraflarlardan hangileri basılırsa sahiplerine  gazeteyi görüp iyi bahşişler alacağını söylemiştin.  İstanbul sosyetesine bu kadar yakın Talip Emiroğlu’nun  sonraki yıllarda eğitim alanında yaptığı yatırımlar ve  yükselişi başarısı beni şaşırtmadı. Talip arkadaşımın bu merdivenlerden hakkıyla ve adım adım yürüyerek yükseldiğine inanıyorum.Daha öğrencilik yıllarında İstanbul’un ünlü simalarayla dirsek teması vardı Talip arkadaşımın.Onu bir kez daha kutluyorum.

Talip Bey’in  ne kadar paylaşımcı ve cömert ve arkadaş canlısı bir insan olduğuna değinmeden edemem.Fakülte’de aynı sınıfta okuyan arkadaşlarla haberleşip 1990’lı yıllarda Beyoğlu Öğretmen Evinde toplanmıştık.Daha sonra topluca Çiçek Pasajı’na bir restorana gitmiştik.Yemek sonrası Talip Bey kimseye hesap ödetmedi. Bizler  “Herkes yediğini ödesin.” diye ısrar ettikse de Talip Bey :”Olmaz , sizler benim misafirlerimsiniz hesaplar bana ait.” demişti..Bu benim Talip kardeşimi son görüşümdü…Kısmet olursa bir gün ziyaretine gidip bir çayını içmeyi düşlüyorum……Sevdiklerinle birlikte mutlu bir yaşam sürmeni dilerim sevgili dostum. Yolun açık olsun. Her şey gönlünce olsun…Babanın adı var

Reklamlar