vali

(İl Kültür ve Turizm Md. Naşit Oskay,Tekirdağ Valisi Enver Salihoğlu ve Elmas Balım Tekirada)

AVM’ ler ve TEKİRA Üzerine Bir Deneme

İlimizde  2008 yılında açılan Tekira AVM ile ilgili çok  yorumlar  yapıldı. Tekira AVM’nin eksilerini ve artılarını şöyle sıralamak mümkün. Önce eksileri dile getirerek yazıma devam edeyim. Tekirdağ’ ya AVM açılması  bir çok küçük esnafımızı sosyo-ekonomik yönden olumsuz etkilediği bir gerçek . Bunun sonucu olarak ilimiz ekonomisinin kılcal damarları dediğimiz birçok iş kolunda sıkıntılar oluştu. Bunların başında mahalle bakkallarını, tavukçuları, manavları, kuru yemişçileri , ayakkabıcıları saymak mümkün. Diğer yandan Tekiranın açıldığı Köprübaşı bölgesindeki dükkan  ve konutların kiraları   bir iki kat arttı.. Diğer bir olumsuzluğu  insanımızı asli ihtiyaçları dışında tüketime teşvik etmesidir. Dahası alım gücü kısıtlı olan  vatandaşlarımızın çoğu Tekirada kredi kartıyla alışveriş yapıyor,  yapılan bu harcamalar da vatandaşımızı zora sokuyor. Şu bir gerçek ki Tekiradaki ürünlerin cazibesi ilimizde yaşayan insanlarımızı ihtiyaçlarının dışında tüketime teşvik ediyor. Tekira sayesinde kredi kartı ile yapılan alışverişler arttı. Hatta kredi kartıyla alışveriş zorunlu hale geldi. Örneğin Tekirada  avea faturanızı nakit ödeyemiyorsunuz, kredi kartı istiyorlar. “Eski Yunan’da ‘agora’   denen   açık hava pazarı geleneği bizde de benimsenmişti… Çarşıda alışveriş yapmak, sahilde çay içmek gibi güzel alışkanlıklarımız vardı. …   Şimdi ise Tekirada  havasız bir ortamda vakit geçirmeye çalışıyoruz… Bu da doğal olarak sağlığımızı olumsuz yönde etkiliyor.Diğer yandan  Tekirada satılan ürünlerin çoğu  dışarıdan geliyor,  nakit para da il dışına akıyor. Bu durum   zaten küçük olan Tekirdağ  piyasasının  daha da daralmasına ve bir çok  esnafın işini kaybetmesine neden oluyor.” 2004 yılında Macaristan’a  gitmiştim.. Özellikle Rusya’nın Macaristan’dan elini çekmesi ve rejimdeki değişiklikler sizde neyi değiştirdi diye bir Macaristanlı  eğitimciye soru yönelttiğimde,  eğitimci arkadaşım tebessüm ederek : ”Değişen bir şey yok .” dedi. “Rus  gitti. İngiliz  geldi .”  dedi. “Şu büyük alışveriş merkezini görüyor musun?” diyerek AVM tarzı bir yeri gösterdi… -Maaşlarımızı alıp bir ay buyunca burada harcıyoruz . Bütün paralarımız bu İngiliz firmasına gidiyor, demişti … Macaristan’da  bizdeki gibi fazla küçük esnaf da yok . Kecskemétliler  ihtiyaçlarının çoğunu bu büyük İngiliz marketinden karşılıyorlarmış. Tekira  da ilimiz için aynı konumda sanki. Tekiraya bir de psikolojik bir boyuttan bakarsak: “Tekira,  genellikle yalnızlıklarından kurtulmak isteyen insanlarımızın , sosyalleşmek için tercih ettikleri bir yer gibi görünüyor.  Çoğu insanımız  yalnızlıktan  kurtulmak için Tekiraya gidiyor..  Oysa  insanlar böyle kalabalıklarda  daha da yalnızlaşırlar… Tekiradaki kapalı, havasız ortam, zaten yalnızlıktan bunalmış  bireyler için çare değildir aslında. Şehir trafiğimizin de Tekira yüzünden çok kötüleştiğini söylemek mümkün. Hele hafta sonları  şehir merkezinden Tekiraya arabayla gitmek  yerine  yaya yürümek daha mantıklı. Biraz da artılara bakalım: Tekiradaki  sinema salonları  sayesinde halkımız   kaliteli ve seviyeli filmleri  seyretme imkanına kavuştu… Tekira sayesinde ülke ve dünya çapında ün yapmış marklar ayağımıza geldi. Bir çok gencimiz tezgahtar  veya kasiyer olarak Tekira sayesinde iş buldular. Köprübaşı’ndaki bir çok esnaf ve tezgah  sahibi  yazın serinlemek için kışın da ısınmak için Tekirayı kullanıyor… Aynı esnaflar ben dahil olmak üzere Tekiranın  otoparkını ve lavabolarını   bedavadan  kullanıyoruz. Tekirada  önemli günler ile ilgili etkinlikler yapılıyor bu sayede halkımız gündemi yakından takip etme şansına sahip oluyor. Kütüphane Haftası’nda  değişik bir çok yazar her yıl okuyucularıyla  Tekirada buluşuyor. Yılda bir de olsa bir müşteri kura ile araba sahibi oluyor. Tekiraya  giden insanlarımız giyim kuşamlarına daha dikkat ediyorlar. Çamurlu ayakkabıyla  değil boyalı ayakkabıyla gidiyorlar Tekiraya.  Tekiraya gidecekleri zaman saçlarına ve  sakal tıraşlarına da özen gösteriyorlar. Kış aylarında  Playland gibi kapalı oyun alanlarında  çocuklarımız oynayabiliyorlar. Farklı bir gözle bakınca da  şunu söyleyebilirim. AVM’lere hayır diyen ve Gezi Ruhu’nu savunan ve AVM’lere karşı olan gençlerimiz  çoğu zaman Öz Sütte , Bistro Cafede ya da üst katta Mc Donaldsta  ya da Burger Kingte… Söylemleri ile yaşantıları uyuşmuyor… Daha garibime gideni de içki satan mahalle bakkalına ekmek dahi almaya gitmeyen Müslüman kardeşim Carrefoursada cirit atıyor olması.. Alışveriş sepetlerini  ağzına kadar doldurması… Afiyet olsun da içki satan mahalle bakkalına sırf içki sattığı için hiç gitmeyen değerli Müslüman kardeşim, değerli bacım Carrefoursada reyonlar içki dolu.  İçki satan mahalle bakkalından alış veriş  günah ise  içki satan Carrefoursadan     alışveriş yapmak günah değil mi?. Ya bu konular benim kafamı çok yoruyor. Sonuç olarak AVM’ler geride bıraktığımız on yıl içerisinde modernleşerek önemli bir ticaret kolu olarak ülkemizin her yerine yayıldı . Bunlardan biri de Tekira AVM. Biz ne dersek diyelim  sanırım  insanlarımız Tekirada ihtiyaçlarını karşılayabildikleri gibi sosyalleşiyor yani birlikte olmaktan hoşlandıkları insanlar ile burada buluşuyorlar, eğleniyorlar ve  mutluluklarını paylaşıyorlar. Biz ne kadar eleştirsek de AVM’ler  artık ülkemizin bir gerçeği olmuştur ve bizler de buralara  gitmeden edemiyoruz… Meşhur hikâyedir: Bir kızı gelin ediyorlarmış. Kız, baba evinden ayrılırken hüngür hüngür ağlamaya başlamış. Biricik kızını böyle hıçkıra hıçkıra ağlarken gören babası: “Kızım bu evlilik sana zor gelecek, istersen gel vazgeç bu işten, gitme.” demiş. Taze gelin babasının bu söylediklerinden sonra gözlerini silmiş ve: “Yok babacığım,  ben hem ağlarım hem de giderim.” diye cevap vermiş.  Elmas Balım