Kültürlü, iyi eğitilmiş, olgun ve faziletli insanların kendilerine özgü bir havaları vardır . Akıllı, onurlu, saygıdeğer, ciddî ve anlayışlı davranışlarıyla toplumdaki yerlerini sessiz sedasız buluverirler. Varlıklarında, ruhen eğitilmiş olmanın davranışlara, bakışlara kazandırdığı bir incelik ve başkalık vardır . Ruhî asaletleri onlara ağırbaşlı bir görünüm kazandırır. Konuşmaları ve davranışlarıyla kişiliklerini kabul ettirirler. Böyle  insanlar büyükle büyük , küçükle küçük olmayı bilirler. Cüneyt’in gidişi sanırım en çok Furkan’ı üzecek. Furkan’ın ilk defa böyle dev gibi büyük  ama   yine de  çocuk olmayı beceren  bir arkadaşı olmuştu. Cüneyt Ağabeyi ounun Cücü’süydü.  Ağzından düşürmezdi. Beni gördüğü gibi: “Cücü arkadaşım dükkanda mı ?” diye sorardı. Akşam bile Cüneyt’le daha fazla zaman geçirebilmek için onunla tıraşa gitmeyi hemen kabul etti…Cüneyt’i hepimiz özleyeceğiz ama Furkan için bu özlem daha büyük olacak sanırım… Seni seviyoruz Cüneyt kardeşim . Kapımız sana her zaman açık.  Yine bekleriz…